a
0(324) 814 11 15
Çağrı Merkezi
Share
Anamur sadece muzun başkenti değil!

Anamur Türkiye'deki muz üretiminin yarısını tek başına karşılıyor. 13 yıldan bu yana gerçekleştirilen Kültür ve Muz Festivali Anamur ile özdeşleşmiş uluslararası etkinlik. Anamur Belediyesi ilçeyi muz başta tüm güzellikleriyle Akdeniz Çanağı'nda önemli bir liman, sanayi ve konaklama diyarı haline getirme çabası içinde. Anamur, Mersin’in sekiz nadide ilçesinden biri...Deryaya doğru uzanan ilçe; Akdeniz’i, Aydıncık’ı, Bozyazı’sı, Çamlıyayla, Erdemli, Gülnar ve Mezitli’sinin yanında farklı farklı güzellikleri ve zenginlikleriyle karşınıza çıkar. Anamur, adı gibi rüzgârı ardına, arkasına almış, medeniyet yolunda bir pırlanta, bir zümrüt olduğunu dünyaya anlatmak istiyor. Öncelikle Anamur’un Ören’i, Türkiye’nin yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne en yakın bölgesi. Burası aynı zamanda antik bir kent ve tarihi bir liman. Antik alanda kazı çalışmaları da sürüyor. Kazı ekibinin başında Doç. Dr. Mehmet Tekocak bulunuyor. Mehmet Hoca da Ören’i bir ören yerine çevirip dünya medeniyetine ve tarihine kazandırmak için gecesini gündüzüne katıyor. Ören’in bizim için çok önemli ayrı bir yeri var. Türkiye, coğrafi olarak yavru vatan Kıbrıs’ı bir ana kucağı gibi Anamur ile sarıyor, kucaklıyor. Yakında yeni limanına kavuşacak Anamur, Türkiye ile KKTC’yi ticaret, turizm, kültür ve tarımıyla daha da yakınlaştıracak… Yani şu anda en büyük görev Anamur’a düşüyor. Anamur diğer yandan tarih, tabiat güzellikleri, turizm, sağlık mağaraları ve sıcak kanlı halkının yanında muz üretimiyle de Türkiye’nin bir numaralı bölgesi. Sadece muz mu? Değil elbette… Çilek, avakado, hint inciri ve çeşit çeşit geleneksel meyve sebzenin yanında tropikal ürünler sizi adeta farklı bir cennete götürüyor. Anamur’un bir de caretta carettaları var ki adeta dünya mirasına girecek cinsten. Belediye başta tüm resmi kurumlar Anamur’u yüzyıl ötesinde anlatacak carettalara gözü gibi bakıyor. Evet, Anamur bir muz diyarı. Muzun başkenti... Maamafih muzun başkenti Mart ayı itibariyle yeni bir değer daha kazandı. Hidayet Kılınç Anamur’un yeni belediye başkanı… Henüz 3 aylık başkan ama sanki yıllardan beri bu işi yapıyor... Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Sağlık Bakanlığı’nda şube müdürlüğü yaparken kendini bir anda siyasette buldu... MHP’den 21. Dönem İçel milletvekilliği yaptı… Ankara’yı, siyaseti iyi bilen bir kişi. Binaenaleyh memleketine sahip çıkan bir siyaset erbabı. Kültür ve Muz Festivali Anamur için büyük kazanç Zira 31 Mart 2019 yerel seçimlerde belediye başkanı seçilen cumhur ittifakının adayı Hidayet Kılınç aynı zamanda Anamur sevdalılarından… Misafirlerini hep aynı hitapla muz ikram ederek “Türkiye’nin muz başkentine hoş geldiniz!” diyerek karşılıyor… Bizleri de aynı sıcak ve sevecenliğiyle karşıladı… Yanında Başkan Yardımcısı Ahmet Çetin, Anamur MHP İlçe Başkanı Adnan Gübbük, belediyenin fen işleri başta diğer birim müdürleri, İlçe Tarım Müdürü Niyazi Sarıoğlu, Anamur Bozyazı Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, MuzBir Başkanı Hasan Çatkaya, Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Haydar Ali Ulusoy ve diğer yetkililer hakikaten Anadolu misafirperliğinden örnekler sergilediler. Anamur gerçekten muzun başkenti… Türkiye yılda 450 bin ton muz üretimi yapılıyor. Sadece 200 bin tonu Anamur’da yetişiyor. Ülkedeki muz ihtiyacının yarısı Anamur’dan sağlanıyor. Dolayısıyla ilçede 13 yıldan bu yana Uluslararası Kültür ve Muz Festivali düzenleniyor. Festival, her yıl yurt içi ve yurt dışından büyük ilgi görüyor. Anlayacağınız, Anamur Belediyesi özellikle medya ve tanıtım destekli festivali tüm dünyaya duyurmanın ve Anamur’u başta muz olmak üzere tüm güzellikleriyle Akdeniz Çanağı’nın önemli bir limanı ve konaklama diyarı haline getirmenin heyecanı içinde. Yeni Başkan Hidayet Kılınç’ın isteği ayrı gayrı olmadan, politik yaklaşımlardan uzak her Mersinli ve Anamurlu’yu bu zenginliklere ve güzelliklere sahip çıkmaya davet ediyor. Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç muz festivalini, “Türkiye’de tüketilen muzun yarısından fazlasını üretiyoruz. Muz’un başkenti Anamur’umuzu tarihi ve kültürel değerleri ile dünyaya tanıtmak için 19-20 Temmuz tarihlerinde 13’üncü festivalimizi gerçekleştirdik. Her yıl farklı bir konsept uyguladığımız gibi bu yıl da farklılıklarla Anamur’umuzu ön plana çıkarmaya çalıştık. Yurt içinden ve yurt dışından gelen konuklarımızla; festivalimiz daha da neşelendi” sözleriyle yorumluyor. Caretta carettalar Anamur’un dünyaya açılan penceresi Muzun başkentine kısa bir yolculuk yaparak kelimelerle anlatılamayacak Anamur’u birkaç sayfada tarif edebilecek miyim, hakikaten ben de merak ediyorum. O zaman konuyu biraz açalım diyorum… Caretta carettaların 106 milyon yıldır yeryüzünde oldukları tahmin ediliyor. Nesli tükenmekte olduğu gibi tüm dünya tarafından koruma altında tutuluyor. Türkiye dünyada caretta carettaların önde gelen sığınıkları, yumurtlama alanları. Adana’nın Yumurtalık ilçesi, Belek, Köyceğiz, Dalyan sahilleri, Belek kıyıları caretta carettaların bir evi ve vatanı… Ancak bir yer daha var… Asıl konumuz da burası… Dillere destan Anamur… Yeni Belediye Başkanı Hidayet Kılınç daha göreve gelir gelmez, caretta carettalar ile ilgili polemik ve yapılan bazı oyunlarla karşı karşıya kalıyor. Tabi Hidayet Kılınç kaçın kur’ası!.. Durumu fark ediyor ve gerekeni yapıyor. Caretta carettalar Anamur’un Pullu bölgesinde. Hidayet Kılınç başkan oluncaya kadar burası batakhane bir yer... Görev devir teslimiyle birlikte yeni belediye yönetimi hemen harekete geçiyor… Belki cezayı da göze alarak Pullu bölgesini ıslah etmeye başlıyor. Pullu önce çabuk büyümesi için İsrail kauçuğu denilen ağaçlarla donatılıyor, etrafı temizleniyor. Bazı ağaçlar olması gereken yerlere alınıyor. Tabi çevreciyim diye geçinenlerin dertleri başka… Politika ile kafaları bulanmış insanlar hemen harekete geçiyor. Belediyenin yasal olmayan şekilde çevreye müdahale ettiğine dair şikayetlerde bulunuyorlar. Hatta eylemlere bile girişiyorlar. Milli Parklar Genel Müdürlüğü de çevrecilerin gazına gelmiş olmalı ki Hidayet Başkan’a karşı muhalefete soyunuyorlar. “Çevreciyim diyenlere asla pabuç bırakmam” Hidayet Başkan’ın anlattıkları aynen şöyle: “Milli Parklar Genel Müdürlüğü ekipleri bölgeye geldi. Size ceza yazacağız, dediler. Ben de siz bize ceza yazarsanız, biz de size dava açarız, dedim. Hatta daha da işin ilerisine gittim. Burada yaptığım işleri, diktiğim ağaçları sökerim, gönderdiğiniz yazıyı buraya asarım ve pankartlarla Milli Parklar Genel Müdürlüğü ağaçları kuruttu diye basına demeç veririm, deyince bölgeye müdahale etmekten vazgeçtiler. Böylece caretta carettaları da kurtardık. Buradaki yuvalarının üzerlerini kafeslerle korumaya aldık. Evet burası bir caretta carettalar yuvası. Milyonlarca yıldır bize kadar gelen bu değeri koruyamazsak burada niçin varız? Kim olursa olsun üzerimize dozerlerle gelen çevreci geçinenlere ve işleri uzaktan seyredenlere pabuç bırakmadık. Caretta carettalarımızı kurtardığımız gibi Anamur’a nefis bir alan kazandırdık… …” Hidayet Başkan’ın konuyla ilgili son sözleri ise daha müthiş… Merak ettirmeden aktarayım ki, herkes gerektiği şekilde dersini alsın… “İnancı olan, imanı olan herkes aynı şeyi yapardı… Ben ağaçtan, yeşilden yanayım. Bir belediye başkanı olarak tabiatın doğal dengesinin bozulmasına asla müsaade edemem… Madem bize burası bir hazine olarak emanet edilmiş… Bu emaneti korumamız gerekiyor. Allah izin verdiği sürece caretta carettaları en iyi şekilde koruyacağım ve Anamur’un turizm markası yapacağım. Bu güzelliklerimizi dünyaya anlatacağım, tanıtacağım…” Anamur ulaşılmaz bir diyar olmaktan çoktan çıkmış Bir de Anamur’a niçin öyle hor bakarlar anlayamıyorum… Ulaşımı konusunda eleştirilere muhatap oluyor. Belki 15-20 yıl önce Anamur sapa kalmış bir yerde olabilir. Ama bugün böyle değil ki. Anamur’a kara, deniz, hava her şekilde rahat ulaşma imkanı var. Viyadükler, tüneller, bölünmüş yollar dağları delip geçmiş. 2000’lerde Antalya, Mersin ve Konya’dan 9-10 saatlik ulaşım bugün 3-5 saate inmiş. Gazipaşa Havalimanı bölgeyi havadan dünyaya bağlamış… Yani ticaret ve lojistik için Anamur’a bugün söz söyleyemezsiniz. Buna rağmen yeni başkan Hidayet Kılınç durmuyor. İlçeyi çevresiyle irtibatlandırmak ve ulaşımı kolaylaştırmak adına yol yapımlarına devam ediyor. Daha kısacak görev süresinde kilometrelerce yol çalışmasını tamamlamış bile. İller Bankası ile kol kola çalışan Hidayet Başkan paletli, paletsiz greyderleri, kazı yükleyicileri, silindir ve kovaları araçları yol çalışmalarının emrine vermiş. Başkan, 56 mahalleli Anamur’da 3 ayda 10 kilometre beton asfalt, 10 kilometre de parke yolu hizmete açmış. Pullu’yu deniz, çadır ve orman turizmine sunmuş. Hizmetler biter mi? Asla… Yola devam… Çünkü Anamur’u dünyaya açmayı bir bayrak gibi taşıyan Hidayet Başkan’ın tamamlanacak liman ile birlikte bölgesini önce Kıbrıs’a, Doğu Akdeniz’e ve ardından tüm Akdeniz Çanağı’na açma hedefi var. Sonraki hedefleri bir dahaki sefer buluştuğumuzda herhalde bize anlatacaktır… Ama şimdi bile ne anlatacağını tahmin ediyorum… Başkan şöyle diyecek: “Anamur’u dünya kenti yapmadan, bana dur durak yok… Burayı Amerika’sı da, Avrupa’sı da, Asya’sı ve Afrika’sı da tanıyacak... Mutlaka ziyaret etmek isteyecek…” Anamur sahilleri yat turizmine kucak açıyor Şaşırdınız değil mi? Türkiye’nin ne kadar keşfedilmemiş, zenginlikleri ve değerleri var. O kadar verimli ki, hiçbir gayrisafi milli hasıla hesabı ülkemize hak ettiği kıymeti biçemez. Geçen yılki yazılarımdan hatırlıyorum… Alabalık üzerine bir rapor yazılmış, o raporu da ele geçirmiş ve sizlerle paylaşmıştım… Biliyorsunuz Türkiye’nin su ürünleri ihracatı yıllık 1 milyar doların altında… Bu rapor kaynaklar iyi kullanıldığı takdirde sadece alabalıktan ülkenin 5 milyar euro ihracat yapabileceğini ispatlıyor… Bir alabalık bu ülkeye yılda 5 milyarlık euro ihracat geliri katacaksa özellikle Akdeniz Çanağı’ndaki yat turizmini düşünemiyorum. Saklanacak bilgi değil… Akdeniz’de yılda 700 bin yat Akdeniz’e açılıyor ve demirleyecek, konaklayacak sakin yerler arıyor. İşte Anamur yaptığı son yatırımlarla büyük bir şans yakalamış durumda. Anamur, Akdeniz’e açılan yatların yüzde 1’ini çekebilse, al sana ikinci muz geliri… Diğer taraftan Kıbrıs ile Anamur bu yıl 29 Ekim’de açılacak liman ile entegre olacak. KKTC’de 5 bin İngiliz aile yaşıyor. Girne ile Anamur kardeş kent… İngilizler ile birlikte Kıbrıs’tan buraya akın edecek yabancılar bölgeyi gelire boğar diye düşünüyorum. Bu da yine Anamur’un diğer gelir kalemlerinden biri olabilir. Hidayet Kılınç hakikaten şanslı bir başkan Anamur Belediye Başkanı Hidayet Kılınç şanslı bir başkan ama Anamurlu adına şans kapılarını da ardına kadar zorluyor. Diyor ki: “Anamur’u asla betonlaştırmayacağım. Doğasına uygun bir yapılaşma ile modernleştireceğim. En çok arazileri tarıma açacağım ve kapalı devre sulama sistemiyle mevcut sulanabilir tarım arazimizi 3 katına çıkaracağım… Bu da çok yakında… Çünkü sulama sistemimizin yüzde 40’ı tamamlandı…” Başkan’ın ilk düşündüğü Anamurlunun cebindeki parayı daha da artırmak... O, tarih, tabiat, turizm, sağlık ve ulaşımla birlikte bölge tarım ürünlerini de en katma değerli hale getirme çabasında… Uluslararası Kültür ve Muz Festivali’nin asıl gayelerinden biri de bu değil mi? Festivali daha kapsamlı hale getirerek muz ile birlikte eski ürün yer fıstığı, avakado, çilek ve diğer bölgesel meyve ve sebzeleri dünya arenasına taşıma yolunda projeler üretmek ve projelere öncülük etmek ise siyasi ve tarımsal aktörlerin uhdesinde. Çünkü Hidayet Başkan çalışkan Anamurlu’ya güveniyor ve zenginliklerine zenginlik katacağına yürekten inanıyor. Tarımsal organize sanayi bölgesi kurulacak Anamurlular için Başkan’ın ağzından bir müjde daha vereyim… Hidayet Başkan, “Anamur’a tarımsal organize sanayi bölgesi kuracağım” dese inanır mısınız… Ben inanırım. Çünkü gerek milletvekilliğinde, gerek üzerine aldığı görevlerde ve şu kısacık 3 aylık başkanlık döneminde ne dediyse yapmış… Bunu da yapar… Hidayet Başkan kolları sıvamış… “5 bölgede tespit yaptık. İncelemelerimiz sürüyor. Anamurluya en faydalı ve rantabıl olacak bölgeyi yakında seçeceğiz. Bölge işadamlarımıza da haber verdik. Onlar da çalışmalarını sürdürüyor. Tarımsal organize sanayi bölgesiyle, Anamur reel sanayiye de adımını atacak. Belki o zaman bölgesel olarak en fazla ürettiğimiz muz, çilek ve diğer ürünlerimizden katma değerli ürünler ortaya çıkaracağız. En basitinden bir muz kolonyası veya kozmatik sektörüne bir ürün verebilirsek, bizim için artı değer olacak. Ama biliyoruz ki, bölgemizde birçok meyve ve sebzeye yönelik bir sanayi organizasyonunun kurulması elzem hale gelmiştir…” diyor. Sözlerinden anlaşılacağı üzere siyasetçi olmasına rağmen tarıma da reel bir vizyon çiziyor. Anamurluyu yeni vizyona katılmaya davet ediyor. Muzun başkenti Anamur’u hem tarım hem de tarihi turistik yönleriyle anlatmaya gelecek hafta da devam edelim diyorum…